İlkbaharda Matem
Günlerden cumartesi, uzun bir süre sonra dostlarla dışarıda kahve içme fırsatı bulduğum ilk gün. Dostlarla yaptığımız koyu sohbet sonrası dağılma merasimi gerçekleşiyor ve kendimle başbaşa kalıyorum. Kendime şöyle deniz kenarına gidip güzel bir yürüyüş yapmayı telkin ediyorum... Denizin dalga seslerine martılar eşlik ediyor. Ayrıca insanların konuşma ve gülüşme sesleri. Bu kadar hengame arasında sessizce dalgaları izleyen birine gözüm ilişiyor. Gözlerinde sanki sonsuza kadar sürecek hüzün ifadesi. Onda beni çeken farklı bir dürtü hissediyorum. Hemen yakınlarda oturacağım bir yer gözlemliyorum. Sağ çaprazımda birkaç adım ötede bir bank gözüme ilişiyor. Hızlı adımlarla banka erişip usulca oturuyorum. Onunla tanışma arzusu beni ele geçiriyor ama neden? Neden gözleri bu kadar dalgın? Onunla tanışma arzum gözlerindeki hüznün bir parçasını kendimde hissedişimden midir? Hiç bilmediği biriyle ilgili neden bu kadar çok şey merak eder insan? Oturduğu bankta küçük bi...